Kadın eşine doğru bağırdı.
“bana ne verdin sen!
Ve cevapladı kendisi
Hiçbir şey.”
Öğretmendi aşağı indi, kızdı, maaşını alır, kalemi ile rakamlar yazar, öder, öder sonra kalanı gıda alışverişi yapar, gelecek ayın maaşına kadar devam edebilirdi.
Kadın bağırdı çağırdı
Sen bana ne verdin ha!
Ömrümü yedin ömrümü!
Adam işçi fabrikadan gelince kadın eline bakar, adam dışardan soğuktan geliyor, evine sıcacık yuvasına, gün boyu demir sallamış, teneke savurmuş, varil itmiş, kazana çekiç vurmuş, nihayet evine geliyor soğuk havadan, soğuk yüzlerden, soğuk servisten sıcak evine geliyor.
Poşeti kenara koyuyor, alan yok
İçinde ne olduğu malum.
Kurusoğan patates ekmek
Devam eden dizide aktör eşine sarı, mavi kurdeleli paketler getirmiş, akşam yemeğe çıkacaklar, kadın kırmızılı elbisesini hani sıra 6 ayda bir gelen elbisesini giyecek.
Dizi devam ediyor, işçimizin elindeki beyaz poşet ve bu yaşam kadın için ne kadar da banel.
Bilemiyoruz nerden çıktı tartışma
Son cümle bildik.
“bana ne verdin sen!
Ve cevapladı kendisi
Hiçbir şey.”
Adam mühendis, kadın balkondan süzerdi onu liseli yıllarda.
Dediler koca mühendisle evlendin darısı mısırlıktaki aç tavukların başına
Meğer mühendisin de işi varmış
Sabah işçi gibi gidiyor,
Akşam işçi gibi geliyor
Aaa bu hiç olmadı
Elindeki poşet sadece birazcık büyük.
İçinde fazladan avokado var,
Kadın gece sonu bağırdı
“bana ne verdin sen!
Ve cevapladı kendisi
Hiçbir şey.”
Adam zengin
Bir ara batıyor
Her zengin gibi
SSK aylığı kalıyor avuçlarında
Türkün en meşhur özelliğidir
Acaip çıkar,
Daha acaip iner.
Kadın eski huyunu devam ettirmek ister
Ele güne rezil olamaz
Saç yaptıracak, yeni ayakkabı alacak modanın içinde kalacak
Adam bakar
Anlaşılmak ister
İçinden geçmişte akşam yemeklerimiz var
Defalarca hemde der.
Takılar, geziler, kokular, şaşa, maytap, balon ve şimdi etin kemiğe muhtaç olduğu zaman.
Kadın şimdiyi yaşar,
“bana ne verdin sen!
Ve cevapladı kendisi
Hiçbir şey.”
Adam akşam kızıllığını yüzüne alır ve çadırına yollanır
Çöpü karıştırmış
Ara sokağın lambasını sökmüş.
Merdiven altındaki eski bir sobayı aşırmış
Kirlenmiş, tükürmüş, küfretmiş
Günün sonunda bir rakı şişesi bir de ciğer cingen çadırına eşine yuvasına dönmüş.
Çadırın önünde kapkara iri kıyım kadın bekler
Görür görmez basar narayı
İşte benim aslanım geliyor
Aslan rakıyı masaya koyar
Ciğeri pişittirir
Çadırın az rüzgârlı köşesinde eşine nağmeler sayar
“bana sen neler verdin neler!
Ve cevapladı kendisi
herşey.”
B.EFE
21/1/2008 | Kategori:BILGELIK BELGELERI | (1) Yorum yaz! Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/17|
